Ali Babacan’dan ‘seçim’ itirafı: ‘CHP’nin kendi başına kazanması mümkün mü ya?’

Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimleri’nde Millet İttifakı’nın ortağı olan ve CHP listelerinden 15 milletvekili çıkaran DEVA Partisi’nin lideri Ali Babacan, Habertürk‘te katıldığı canlı yayında açıklamalar yaptı.

Seçim sonrasında DEVA Partisi olarak ciddi mesai harcamaya devam ettiklerini dile getiren Babacan, “Muhalefet açısından çok önemli bir iç muhasebe dönemi. Biz DEVA Partisi olarak bundan sonraki yerel seçim ve sonraki genel seçim ile ilgili partimizin stratejisini, duruşunu ve odaklanmamız gereken konuların detaylı bir analizini yapıyoruz” dedi.

“CHP TEK BAŞINA SEÇİM KAZANABİLİR Mİ YA?”

Seçime CHP listelerinden giren partilere yönelik eleştirilere yanıt veren Babacan, “Özellikle seçim kaybedildikten sonra CHP’yi destekleyen medya, köşe yazarları, yorumcular biz ve diğer partiler için şiddetli bir şekilde ‘CHP bunları niye taşıdı, CHP bunlarla niye beraber oldu, niye bu kadar milletvekili verdi’ dediler. Bu sesi çok çıkanlara soruyorum: CHP’nin kendi başına bugün herhangi bir seçime girip Türkiye genelinde, Türkiye’nin tümü için kazanması mümkün mü? Ya siz hayal mi görüyorsunuz? Bu ülke öyle bir ülke mi? Bu ülkede ekseriyetin durduğu bir yer var. AK Parti’ye oy veren seçmen şu anda ‘Allah bizi korumuş’ diyor. ‘Demek ki o zihniyet duruyor. Erdoğan’a karşı çıkıp parti kurmuş Ali Babacan’a bunu söyleyenler, CHP’nin içinde olduğu ittifak kazanırsa bize neler neler yaparlar diye düşünüyor AK Partili seçmen. İnanın bu dar ideolojik bakış olduğu sürece iflah olmaz” dedi.

‘BİR TARAFTA 6 PARTİNİN MUTABAKATI VAR, BİR TARAFTA DA GİZLİ BİR ANLAŞMA VAR’

Millet İttifakı’nın ortak Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasında protokol yapıldığının ortaya çıkması hakkında konuşan Babacan, şu sözleri kullandı:

 

“14 Mayıs ile 28 Mayıs arasındaki o duruş ve söylem değişikliğini biz kaygıyla takip ettik. Bir tarafta da iki seçim arasında ‘Acaba birinci turda böyle oldu ama ikinci turda değiştirebilir miyiz dengeyi’ diye bir gayret. Biraz kaygıyla izledik. Ümit Özdağ ile sonradan ortaya çıkan protokolün var oluşuna ben tabii üzüldüm. Çünkü şeffaflık, açıklık önemli. Hele hele bu ortak hareket eden, ortaklık akdi üzerinde yürüyen partiler ve şahıslar için bu çok daha önemlidir. Bir tarafta 6 partinin mutabakatı var, bir tarafta da gizli bir anlaşma var. Bunun uygulama günü geldiğinde ne olur bilmiyorum. Bir tarafta hukuk var bir tarafta apar topar yapılmış bir iş var. Milliyetçilikle ırkçılığı karıştıran tutum apayrı bir şey.”

Ali Babacan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Biz 6 partinin uyum içinde ülkeyi yönetebileceği güvenini halkın çoğunluğuna veremedik. Maalesef o güveni oluşturamadık. Yazılı taahhütlerimizin ortak dilini oluşturamadık.”

“KENDİ SEÇMENİMİZİN TAMAMINI İKNA EDEMEDİK”

“CHP’nin listesinde seçime girmek konusundaki eleştiriler seçimi kaybettikten sonra daha çok yapıldı. Biz demokrasinin yanındaki partiler olarak bir ittifak oluşturduk. Ortak bir zemin üzerinden ülkenin yeniden inşa projesiydi. Bizim iddialarımız değişmedi. Biz kendi seçmenimizin tamamını CHP’ye oy vermeye ikna edemedik. Ama ortak listeyle girince daha çok vekil çıkaracaktık. CHP’nin listesinde girdiğimiz yerlerde CHP’nin çok oy artışı var.”

“PARLAMENTER SİSTEM İDDİAMIZ DEVAM EDİYOR”

“Dünyada otoriterleşen rejimlerin değişmesi için güç birliği gerekiyor. Bu güç birliği bazen başarılı bazen başarısız oluyor. Bazen de seçimi kazanıyor ama ülkeyi yönetmeyi beceremiyor. Biz tarihin doğru zamanında ve doğru yerde durduğumuza kesinlikle inanıyoruz. İnşallah biz bir gün bu ülkeyi yöneteceğiz. İktidara talibiz, bunun için çalışıyoruz. Biz ülkeyi yönetme iddiasıyla ortaya çıkmış bir siyasi partiyiz. Parlamenter sistem iddiamız kesinlikle devam ediyor. Bugün muhalefet kesiminde DEVA Partisi’ni kötü bir dille eleştiren insanlar var. Bu insanlar yüzünden birçok insan, ‘İyi ki kazanamamışlar’ diyorlar.”

“KILIÇDAROĞLU – ÖZDAĞ MUTABAKATINA ÜZÜLDÜM”

“14 Mayıs ve 28 Mayıs arasındaki söylem değişikliğini biz kaygıyla takip ettik. Demokrat bakış maalesef 28 Mayıs sürecinde azaldı. Şeffaflık önemli, Sayın Ümit Özdağ ile Sayın Kılıçdaroğlu’nun imzaladığı mutabakat metnine üzüldüm. Bu metin panik halinde yapılmış bir mutabakat. Sayın Kılıçdaroğlu 2. tura giderken Sayın Özdağ ve Sayın Oğan ile temas etmesinin uygunluğunu masada bize sordu ve itiraz olmadı. Ben her zaman gizli anlaşma olmasına karşı çıktım.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx