Yerköy Ticaret Borsası’nın Yeniden Hizmete Alınması İstendi

SEYFİ ÇELİKKAYA

Yozgat Genç Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Ayhan Çelik, bu yıl hububat alımlarında yaşanılan kargaşanın temelinde borsanın devre dışı bırakılmasının yattığını belirterek, “Polatlı, Eskişehir, Konya, Edirne, Bursa Ticaret Borsası gibi Yerköy Ticaret Borsası’nın da eski günlerine geri dönmesini istiyoruz. Hem çiftçinin faydasına hem tüccarın faydasına, hem de devletimizin faydasına büyük katkısı oluyordu” dedi.

Yozgat’ta en fazla hububat üretiminin yapıldığı Yerköy ilçesindeki Ticaret Borsası’nın atıl durumdaki tesislerinin yeniden hizmete alınarak, hububat alımlarına aracılık yapması istendi. Yozgat’ın Yerköy ilçesinde 1992 yılında kurulan Ticaret Borsası’nın 2005 yılına kadar kurucu başkanlığını üstlenen Yozgat Genç Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Ayhan Çelik, konuyla ilgili açıklama yaptı.

Yerköy Ticaret Borsa sitesi ve tüm yatırımlarının kendi yönetimleri döneminde yapıldığını belirten Çelik, “Borsayı 1992’de kurduğumuzda Türkiye’de 133 borsa içerisinde 13 borsa ile birlikte pilot borsa yaptık. Borsada çiftçinin ürününü en iyi şekilde değerlendirmek için satış salonu ve laboratuvar kurduk. Pilot bölge olmamızın amacı, çiftçimizin ürünü en yüksek değerde satabilmekti. Toprak Mahsulleri Ofisi ve Yerköy Ticaret Borsası olarak çiftçinin ürünleri gelirdi, borsada laboratuvar tahlilleri yaptırıp, ekrana yansıtılıyordu. Önce Toprak Mahsulleri Ofisi fiyat veriyordu daha sonra tüccar veriyordu, çifte isterse tüccarı isterse Toprak Mahsulleri Ofisine ürününü veriyordu. İsterse de satış yapmayabiliyordu” dedi.

“ÇİFTÇİ HİZMET ALAMIYOR”

Yerköy ilçesindeki borsa sitesinin atıl durumda olduğunu aktaran Çelik, şöyle konuştu:

“Borsa şimdi harabe halinde, kaderine tek edildi. Çiftçi hizmet alamıyor. Bir kısmı özel şirket depolarına götürüyor, bir kısmı Toprak Mahsulleri Ofisine götürüyor, bayağı kargaşalık oluyor. Daha önce borsa da altyapısını oluşturduk, çiftçi ürününü getiriyordu tartımını yapıyor, laboratuvar tahlilleri yapılıyor çiftçiye numara veriliyordu. Bu numaraya göre buğdayın özellikleri belirleniyordu, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Ticaret Borsası’na bağlı tüccarlar fiyat veriyordu. Çiftin ürünü yükselmesi için önce Toprak Mahsulleri Ofisi fiyat veriyordu daha sonra tüccar veriyordu. Eğer tüccar TMO’yu geçerse çiftçi tüccara veriyordu yoksa TMO’ya veriyordu. Borsayı devre dışı bırakmaları, burada trilyonluk yatırımların harabeye bırakıldı. Burada 37 dükkan var, her dükkan biner ton buğday alıyor, içeride satış salonu, laboratuvarı, satış salonunun elektronik sistemi, laboratuvarın elektronik sistemi, tamamen otomatik iki tane kantarı mevcut ama burası sadece depo olarak kullanılıyor. Çiftçi de perişan oluyor. Çiftçi özel siloya götürüyor, olmadı TMO’ya götürüyor, çiftçi burada sıkıntı yaşıyor.”

“YERKÖY TİCARET BORSASININ DA ESKİ GÜNLERİNE GERİ DÖNMESİNİ İSTİYORUZ”

Bu yıl yağışlara bağlı olarak hububat rekoltesinin yüksek olduğuna dikkat çeken Çelik, çiftçinin yaşadığı kargaşanın Yerköy Ticaret Borsası’nın devreye girmesi halinde son bulacağını ileri sürerek şöyle konuştu:

“Bu sene rahmet bol oldu, rekolte çok yüksek. Yerköy ilçesinde 180 bin tonun üzerinde buğday hasadı yapıldı. TMO çiftçinin tüm ürün alıyor, şu anda depolar doldu. Tarlalara silo kiraladı açık silolara boşaltma yapıyor. Biz istiyoruz ki; aynı Polatlı, Eskişehir, Konya, Edirne, Bursa Ticaret Borsası gibi Yerköy Ticaret Borsası’nın da eski günlerine geri dönmesini istiyoruz. Hem çiftçinin faydasına hem tüccarın faydasına hem de devletimizin faydasına büyük katkısı oluyordu. Yerköy’deki yaşanan kargaşanın asıl temelinden bir tanesi Yerköy Ticaret Borsası’nın borsacılık görevini değil masa başında borsacılık noter görevi yapmalarından dolayı sıkıntı yaşanmaktadır. Yaklaşık 180 bin tonun üzerinde hedef belirlendi. Bu seneki rekolte son 10 yılın en yüksek rekoltesi. Borsa huzurunda satış yapıldığı zaman tüccarların, Ticaret Borsası’na bağlı tacirlerin veya tüccarların, sanayicinin teminatları var. Çiftçi buğdayını borsa kanalıyla sattığı zaman peşin fiyatı saat 16.00’a kadar çiftçinin parasını ödeme mecburiyeti var. Tek elden fiyatlar belirleniyor, o fiyatın oluşumundan sonra çiftçiye soruluyor, ‘ürünü sattın mı’ diye. Sattım derse borsa aracılığıyla tüccara verdiyse, tüccar adına tescil yapılıyor, ofise verdiyse ofis adına yapıyor, özel siloya verildiyse özel silo adına yapılıyor ve onun parasını ödeme şekillerine göre mesela borsada alan tüccar parasını saat 16.00’da çiftçiye ödeme mecburiyeti var. Ödememesi halinde borsanın buna yaptırım yetkisi vardır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx